üzülmek

nsz
1) Üzme işine konu olmak

Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi.

- R. N. Güntekin
2) Üzüntü duymak, kaygılanmak

Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum.

- P. Safa

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • üzülmek — üzülmek, kesilmek I, 196 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • tasalanmak — üzülmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • esef etmek — üzülmek, acınmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasavet çekmek — üzülmek, tasalanmak Dövüşen yiğitler de boyanır kana / Kasavet mi çeker seni doğuran ana. H. Türküsü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mükedder olmak — üzülmek, kederlenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müteessif olmak — üzülmek, acınmak, yerinmek, esef etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teessür etmek — üzülmek, acımak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bedbaht olmak — üzülmek Bunları yener, bahtiyar yahut bunlara yenilir, bedbaht olurlar. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bedbin olmak — üzülmek, karamsar olmak, ümitsizliğe düşmek Annemin İstanbul a indiği günler bedbin oluyordum. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasavet etmek — üzülmek, kaygılanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.