uğraşı

is.
1) Uğraşılan şey, iş güç, meşgale

İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba.

- M. N. Sepetçioğlu
2) Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • düşkü — is. Uğraşı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hobi — is., İng. hobby Uğraşı Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşgale — is., Ar. meşġale Uğraşılan şey, iş güç, uğraşı Bu yeşillik köşesini kurutmamak bizim için de bir meşgale teşkil etmişti. H. C. Yalçın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iş edinmek — 1) bir şeyi görev, meslek olarak kabul etmek Yazar mutlaka bir diyeceği olan adam değil, yazmayı kendisine iş edinmiş adamdır. N. Ataç 2) bir şeyi kendi uğraşı, sorunu durumuna getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gâile — (A.) [ ﻪﻠﺋﺎﻏ ] 1. uğraşı, telaş, meşakkat. 2. savaş …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • iştigâl — (A.) [ لﺎﻐﺘﺵا ] uğraşı. ♦ iştigâl etmek uğraşmak, meşgul olmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • meslek — (A.) [ ﮏﻠﺴﻡ ] 1. yol, tarz. 2. sistem. 3. uğraşı, meslek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • meşgale — (A.) [ ﻪﻠﻐﺸﻡ ] uğraşı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • mübareze — (A.) [ ﻩزرﺎﺒﻡ ] 1. uğraşı, mücadele. 2. savaş. ♦ mübareze etmek mücadele etmek. ♦ mübaşeret olunmak girişilmek, işe başlanmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • şugl — (A.) [ ﻞﻐﺵ ] iş, uğraşı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.