tuvalet

is., Fr. toilette
1) Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi

Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim.

- P. Safa
2) Abiye

Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet.

- T. Buğra
3) Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne
4) Sidik veya dışkı
5) İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, ayakyolu, yüznumara, hela, kenef, memişhane, kademhane

Nerede ise herkesi belediyenin tuvalet çukurlarına kadar takip edeceksiniz.

- F. R. Atay
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • tuvalet takımı — is. Tuvalet veya makyaj malzemeleri bulunan çanta veya kutu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet ispirtosu — is., kim. Hekimlikte, temizlik amacıyla kullanılan binde 966 sı saf, geri kalanı su olan ispirto …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet kâğıdı — is. Tuvalette temizlenmek için kullanılan, özel olarak hazırlanmış ince kâğıt …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet masası — is. Kadınların süslenmek, taranmak, makyaj yapmak amacıyla kullandıkları aynalı bir tür masa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet sabunu — is. Tuvalette temizlik için kullanılan sabun …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet yapmak — tuvaletini yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alafranga tuvalet — is. Üzerine oturularak kullanılan kapaklı tuvalet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alaturka tuvalet — is. Çömelerek kullanılan tuvalet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • daşıra — tuvalet …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • daşura — tuvalet …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.