bağışlamak

-i, -e
1) Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek

Bütün malını Kızılay'a bağışladı.

2) Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek

Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak: -Babamı bağışlayınız diyordu.

- F. R. Atay
3) Görevden çekmek, almak
4) Deyimlerde "Tanrı esirgesin, ayırmasın" anlamlarında kullanılan bir söz

Allah sahibine bağışlasın. Allah anasına babasına bağışlasın.

Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bagışlamak — bağışlamak III, 334, 355 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • adını bağışlamak — hlk. ismini bağışlamak Adınızı bağışlar mısınız? …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • suçunu bağışlamak — bir kimseye işlediği suçun cezasını vermemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ismini bağışlamak — kendi adını başka bir kimseye söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canını bağışlamak — öldürülmesi gerekirken vazgeçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hibe etmek — bağışlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teberru etmek — bağışlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bahşetmek — bağışlamak; sunmak; eriştirmek; vermek …   Hukuk Sözlüğü

  • ad — 1. is., ddi, Ar. ˁadd 1) Sayma 2) Sayılma Birleşik Sözler addetmek addolunmak 2. is. 1) Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim: Çocuk, kedi, ağaç, düşünce, iyilik, Ahmet, Ertuğrul birer addır 2)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • affetmek — i, der, Ar. ˁafv + T. etmek 1) Bağışlamak 2) Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek Beni affedin, gelemeyeceğim. 3) den Görev veya işten çıkarmak Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.