terazi

is., Far. terāzū
1) Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan

Sanki her an bütün bir tarihi tartan hisli teraziler gibiydiler.

- A. Ş. Hisar
2) Elektronik tartma aracı
3) İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık
4) sp. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • Terazi — is., öz., gök b., Far. terāzū Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TERAZİ — (Rıza. dan) Birbirini razı etme. Uyuşma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • yaylı terazi — is. Yay düzeni ile yapılmış tartı aleti …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • el terazi göz mizan — elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çeki — terazi …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • telezi — terazi …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • Erentüz — Terazi yıldızı; Müşteri yıldızı I, 76; III, 40bkz: Karaku ş, Karakuş yulduz …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • MİZAN — Terazi, ölçü, tartı. * Akıl, idrak, muhakeme. Mikyas. * Fık: Mahşerde herkesin amellerini tartmağa mahsus bir adâlet ölçüsü olup, hakiki mâhiyeti ancak âhirette bilinecektir. * Mat: Yapılan hesabın doğruluğunu anlamak için yapılan diğer bir hesap …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • terezie — TEREZÍE, terezii, s.f. Instrument de cântărit format dintr o pârghie mobilă cu două braţe egale, la capetele cărora atârnă câte un taler (pentru obiecte şi greutăţi); p.restr. taler de balanţă. – Din tc. terazi. Trimis de LauraGellner, 13.09.2007 …   Dicționar Român

  • mîzan — (A.) [ ناﺰﻴﻡ ] 1. terazi. 2. ölçü. 3. terazi burcu. 4. mahşer günü, kıyamet günü …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.