şaheser

is., Far. şāh + Ar. eṣer
1) Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser

Herkes, mektep müdürü dâhil, bu resmin bir şaheser olduğuna kaniydi.

- S. F. Abasıyanık
2) sf. Değeri üstün olan, üstün nitelikli
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • şâheser — (F. A.) [ ﺮﺛا ﻩﺎﺵ ] üstün nitelikli eser …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ŞAHESER — f. Üstün ve büyük eser. Eserin şâhı. * Yüksek değerde olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • şaheser yaratmak — üstün, kalıcı niteliği olan bir eser ortaya koymak, çok önemli bir şey yapmak Şu millî savaş içinde köy kadını başlı başına bir tarih, bir şaheser yaratıyor. A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başeser — is., T. baş + Ar. eṣer Şaheser …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başyapıt — is. Şaheser Sinan şimdi sağ olsaydı, ne başyapıtlar yaratırdı acaba? A. Boysan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eser — is., Ar. eṣer 1) Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir. Y. K. Beyatlı 2) Yayın, kitap, yapıt Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak. H. Z. Uşaklıgil 3) İz,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şâhkâr — (F.) [ رﺎﮑهﺎﺵ ] şaheser, başyapıt …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ŞAHKÂR — f. En güzel eser. Baş eser. Şâheser …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.