su sarımsağı

is., bit. b.
Kurtluca

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış — insanlar kötü yanlarını kolay kolay belli etmezler, haklarında yargıda bulunmakta acele edilmemelidir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaya sarımsağı — is., bit. b. Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (Allium ampeloprasum) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köpek sarımsağı — is., bit. b. Yabani sarımsak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş sarımsağı — is., bit. b. Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir bitki türü (Allium scorodoprasum) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sarımsak — is., ğı, bit. b. 1) Zambakgillerden, 25 100 cm yükseklikte, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum) 2) Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurtluca — is., bit. b. 1) Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarımsağı andıran, göl, akarsu kıyıları vb. nemli yerlerde yetişen bir bitki, meşecik, yer meşesi, yer palamudu, yer pelidi, su sarımsağı 2) Lohusa otu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaya — is. 1) Büyük ve sert taş kütlesi Dört tarafı su ile çevrili bir kayadır, bir adacık. R. H. Karay 2) Kayaç Birleşik Sözler kaya balığı kayabaşı kaya güvercini kaya hanisi kaya horozu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köpek — is., ği, hay. b. 1) Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris) Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su — 1. is., yu Sutaşı 2. is., yu 1) Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin 2) Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş — is. 1) Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde Kireç taşı. Oltu taşı. 2) sf. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş 3) Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.