su bölümü çizgisi

is., coğ.
Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran çizgi

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çizgi — is. 1) Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin 2) Yüz ve vücut hatlarının her biri Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat 3) mat. Bir noktanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bölüm — is. 1) Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım Asıl yalıya bitişik bir binada belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay 2) Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon 3) mec. Çağ, devir O gün edebiyat… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su — 1. is., yu Sutaşı 2. is., yu 1) Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin 2) Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yan — is. 1) Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. M. Ş. Esendal 2) Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet Yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu 3) Yer 4) Üst 5)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aralık — is., ğı 1) İki şey arasındaki açıklık, mesafe İki masa arasında bir metre aralık var. 2) Sıra, vakit O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş. M. Ş. Esendal 3) Uygun, elverişli durum, fırsat 4) Evin iki bölümü veya iki oda …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sahil — is., Ar. sāḥil Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı Bir gün, adanın sahilinde, bir soğan yüklü kayık gelip demirledi. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler sahil boyu sahil çizgisi sahil devriyesi sahil kordonu sahil… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.