soğuk hava deposu

is.
Bozulabilen yiyeceklerin konulduğu, sürekli olarak soğutulan depo

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • soğuk — sf., ğu 1) Isısı düşük olan, sıcak karşıtı Bu el soğuktu ve titriyordu. P. Safa 2) Üşütecek derecede ısısı olan Güneşli, soğuk bir gündü. S. F. Abasıyanık 3) is. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu Karın soğuğu başka bir tür… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hava — is., Ar. hevā 1) Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı 2) Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • depo — is., Fr. dépôt 1) Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye Eşya deposu. Su deposu. 2) Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer Ben depoya güzel bir portatif eczane ısmarlayacağım. M. Yesari… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • balıkhane — is., T. balık + Far. ḫāne Balıkların toptan satışa çıkarıldığı, soğuk hava deposu olan yer İstavritleri balıkhaneye gönderen balıkçının hiç kimsesi yoktu. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buzhane — is., T. buz + Far. ḫāne 1) Buz yapılan yer 2) Soğuk hava deposu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.