sitem

is., Far. sitem
Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme

Millî Mücadelenin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım.

- Y. K. Karaosmanoğlu
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sitem — (F.) [ ﻢﺘﺱ ] 1. zulüm. 2. haksızlık …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • SİTEM — f. Haksızlık, zulüm. * Nâzikâne çıkışma. * Eziyet, cefa …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • sitem etmek — bir kimseye üzüldüğünü, kırıldığını öfkelenmeden belirtmek Ancak müsaade ederseniz size başka bir cihetten sitem edeceğim. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • SİTEM-DİDE — (C.: Sitemdidegân) Zulme uğramış, haksızlık görm …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SİTEM-KEŞ — f. Zulme ve haksızlığa uğrayan. Zulüm çeken. Mazlum …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SİTEM-KÂR — (C.: Sitemkârân) f. Haksızlık ve zulüm yapan. Zâlim …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SİTEM-RESİDE — f. Siteme uğramış, zulme uğramış. Zulüm çekmi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SİTEM-ÂMİZ — f. Hâin. İnsafsız, haksız …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • serzeniş etmek — sitem etmek Mütemadiyen ağlar, sızlanır, sitemler, serzenişler eder. E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sitemde bulunmak — sitem etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.