silkelemek

-i
1) Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
2) Kuvvetle sarsmak

Birini yakasından tutup silkelemek.

3) mec. Dövmek
4) mec. Sarsmak, etkilemek
5) mec. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak

Seni ben değil, amma bu çeneyle galiba damadın sokağa silkeleyecek.

- R. N. Güntekin

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • tozunu almak (veya atmak veya silkelemek veya silkmek) — 1) bir şeyi silerek tozdan temizlemek 2) tkz. dövmek, hırpalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çırpmak — i, ar 1) Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek 2) nsz Kanatları hızla ve kesik kesik hareket ettirmek Kanat çırparken birden durulur, suya konarlar. H. Taner 3) İki şeyi birbirine çarpmak Ali Bey ellerini çırptı: Elif Hanım,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • silkeleme — is. Silkelemek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.