sıcak kuşak

is., -ğı, coğ.
Oğlak ve Yengeç dönenceleri arasında kalan geniş bölge, ısı kuşak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sıcak — sf., ğı 1) Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı Yorganın altında sıcak göz yaşları dökerek gecelerce beklemişti. O. Kemal 2) Isısı yüksek olan, çok ısınmış Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuşak — is., ğı 1) Bele sarılan uzun ve enli kumaş Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra... Y. K. Karaosmanoğlu 2) Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ 3) gök b. Yeryüzünde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ısı kuşak — is., ğı, coğ. Sıcak kuşak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tropikal kuşak — is., ğı, coğ. İki tropika arasında bulunan sıcak kuşak, tropikal bölge, tropika …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.