açıktan


açıktan
zf.
1) Bir yerin uzağından
2) Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak
3) mec. Emek ve para harcamadan

Üstelik açıktan yol harçlığı falan da veriyor bana.

- M. İzgü
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • açıktan açığa — zf. Belirgin olarak, göz göre göre Nedense ona açıktan açığa çıkışmaya cesaret edemiyordu. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan atama — is. Derece ve belli bir sıra gözetilmeksizin yapılan atama, açıktan tayin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan tayin — is. Açıktan atama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan almak — den. 1) açıktan geçmek 2) bir tehlikenin uzağından geçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan geçmek — gemi kıyıdan veya diğer taşıtlardan uzak olarak seyretmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan (para) kazanmak — emek ve sermaye olmadan para kazanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıktan para almak — bir iş veya mal için, kararlaştırılmış ücret veya değer dışında para almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BİLBEDAHE — Açıktan. Aşikâr olarak. Meydanda olarak. Besbelli.(...Hem şu âlemin Sâni i Zülcelal i bütün güzel masnuatiyle kendini zişuur olanlara tanıttırması ve kıymetli nimetler ile kendini onlara sevdirmesi bizzarure onun mukabilinde, zişuur olanlara… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • CEHREN — Açıktan, alenen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FÂSIK-I MÜTECÂHİR — Açıktan açığa kimseden sıkılmadan günah işleyen. İşlediği günah ile övünen günahkâr kimse. (Böylelerin aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.