salkım ağacı

is., bit. b.
Akasya

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • salkım — is. 1) Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve Bunu görünce Behzat da iki salkım muzu oradakilere dağıtmış. M. Ş. Esendal 2) bit. b. Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu 3) bit. b.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ban ağacı — is., bit. b. 1) Asya nın tropik bölgelerinde ve Afrika nın kuzeyinde yetişen, yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç (Moringa oleifera) 2) Sepetçi söğüdü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağaç — is., cı, bit. b. 1) Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki 2) sf. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan Ağaç tekne. 3) Direk Birleşik Sözler ağaç arısı ağaç balı ağaç… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akasya — is., bit. b., Fr. acacia 1) Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia) 2) Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taflan — is., bit. b. Gülgillerden, 2 6 m yükseklikte, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç, karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.