sağır renk

is., -gi
Değişik renklerin veya boyaların karışmasından ortaya çıkan ve kesin bir adı olmayan renk

Biz atölyede bir türlü adını bağışlamayan renklere sağır renkler deriz. Sarı desem sarı değil, turuncu değil, şu değil, bu değil.

- B. R. Eyuboğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sağır — sf. 1) İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse) 2) Ses geçirmeyen 3) Isıyı az veren, geç ısınan Sağır soba. 4) Vurulduğu zaman ses vermeyen Sağır davul. 5) İçi görülmeyen, donuk (cam) Birleşik Sözler sağır dilsiz sağır duvar sağır kapı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • renk — is., gi, Far. reng 1) Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu. A. Gündüz 2) mec. Nitelik İşin rengi değişti. Birleşik Sözler renk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kör — sf., Far. kūr 1) Görme engelli Körü körüne duygululuk sanatçıyı da körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür. N. Cumalı 2) Keskinliği yeterli olmayan Kör bıçak. Kör makas. 3) Az aydınlık veren Sahanlığın üstünde bir kör kandil… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.