ruhsatlı

sf.
Yapılması ve kullanılması vb. için gerekli izni olan, ruhsatı olan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ZARURET — Çaresizlik. Muhtaçlık. Sıkıntı. Yoksulluk. ( $ kaidesi, yâni: Zaruret, haramı helâl derecesine getirir. İşte şu kaide ise, küllî değil. Zaruret, eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa, su i ihtiyariyle, gayr ı… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.