rıhtım

is., Far. rīḫtim
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer

Gençlik neşesi, bahar güneşi aydınlığı ve şarkı sesleri içinde küçük rıhtımlara yanaşıyoruz.

- F. R. Atay

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • RIHTIM — f. Gemilerin yanaşmalarına müsait şekle getirilmiş kıyı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Kadıköy Rıhtım Hotel — (Стамбул,Турция) Категория отеля: 3 звездочный отель Адрес: Rıhtım Cad No 62 Ka …   Каталог отелей

  • Origen de las palabras en judeoespañol — El origen de las palabras en judeoespañol es, en parte, de otros idiomas además del español. El judeoespañol recibió un importante aporte de muchas de las lenguas habladas en la Península Ibérica, ya que muchos de los judíos expulsados procedían… …   Wikipedia Español

  • eğreti — sf. 1) Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu. A. İlhan 2) Takma Eğreti diş. Eğreti bacak. 3) Belli belirsiz 4) Uyumsuz, yakışmamış 5) zf. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ferahlanmak — nsz Rahatlamak, üzüntü veya sıkıntısı kalmamak, açılmak, genişlemek Genç bir meltemle ferahlanan güneşli rıhtım kenarlarını aştık. S. Birsel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gezinmek — nsz 1) Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu. P. Safa 2) Belirli bir çevre içinde gezip durmak Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum. S. F.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasketli — sf. Kasketi olan Bu rıhtım boyunca birtakım mavi gömlekli, siyah kasketli hamallar yukarıya doğru bağırıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • palamar — is., den., Rum. Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat Bir gün tekrar bıkkın demir alınır, palamar çözülür, flok açılıp kürek çekilir. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler palamar boyu palamar gözü palamar parası… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tirşe — is., Far. terāşe 1) Yeşil ile mavi arası renk Rıhtım kenarlarında en taze yosunların tirşe çizgisi var. R. E. Ünaydın 2) sf. Bu renkte olan 3) Üzerine yazı yazmak için hazırlanan deri, parşömen Birleşik Sözler tirşe gözlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • usturmaça — is., den., İt. stramazzo Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, sabit veya taşınabilir yastık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.