reçineli

sf.
Özünde reçine bulunduran

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yalamuk — is., ğu, hlk. 1) Çam ağacının reçineli kabuğu, soymuk 2) Çam ağacının reçineli kabuğundan çıkan öz suyu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çamgiller — is., ç., bit. b. Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıra — is., Far. çerāġ 1) Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü 2) Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça 3) hlk. Lamba Birleşik Sözler çaydaçıra Marmara çırası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köknar — is., bit. b. Çamgillerden, yüksek bölgelerde yetişen, iğne yaprakları kısa, yassı olan, reçineli ve kozalaklı bir orman ağacı (Abies) Birleşik Sözler köknar reçinesi köknar sakızı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • reçine kesesi — is. Bazı açık tohumlular ile benzerlerinde bulunan ve reçineli maddelerin birikmesine yarayan küçük kese …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şeytantersi — is., bit. b. 1) Maydanozgillerden, Orta Asya da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen, kalın köklü, sarı çiçekli, pis kokulu bitki, baldırgan (Ferula assa foetida) 2) Bu bitkiden elde edilen ve hekimlikte kullanılan reçineli zamk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zamk ağacı — is., bit. b. Akasya, mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüs, zamk akasyası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.