rabıtalı

sf.
1) Düzgün, düzenli

Acaba Gecik'te rabıtalı bir ev bulmak kabil mi?

- Y. K. Karaosmanoğlu
2) Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı

Gönül isterdi ki herkes akıllı ve rabıtalı olsun.

- A. Ş. Hisar
3) Bağlantılı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • aklı başında — sf. 1) Sürekli akıllı davranan Belçikalıların aklı başında aydınları, bu sergi organizasyonlarını bir yüz karası sayıyorlar. H. Taner 2) Doğru dürüst, kusursuz Bazı günler ne aklı başında ve rabıtalı bir insandır. M. Yesari Atasözü, Deyim ve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağlantılı — sf. Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düzgün — sf. 1) Doğru ve pürüzsüz, muntazam Düzgün tahta. Düzgün yol. 2) Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam 3) İyi Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil. M. Ş. Esendal 4) zf. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde Düzgün konuşuyor.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.