ölmek

nsz, -ür
1) Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek
2) Bitki, solmak

Bu çiçekler dayanmaz, çabuk ölür.

3) mec. Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek
4) mec. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak

Bu usul öldü artık.

Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller
- <<ölme eşeğim ölme (yaza yonca bitecek)}}

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ölmek — I, 15, 38, 41, 54, 115, 228; II I, 47 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ölmek var, dönmek yok! — neye mal olursa olsun bu iş yapılacak, yapılmasından kaçınılmayacak anlamında kullanılan bir söz Bu defa artık ölmek var, dönmek yoktur. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eceliyle ölmek — olağan sayılan herhangi bir biçimde ölmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öl dediği yerde ölmek, kal dediği yerde kalmak — (birinin) onun sözünden çıkmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kahrından ölmek — 1) çok üzülmek 2) aşırı üzüntü, ölümüne neden olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlıktan ölmek — dayanılmaz derecede acıkmak, çok acıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aç gezmektense tok ölmek yeğdir — yoksulluk ölümden de beterdir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek — borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • can çekişmektense ölmek yeğdir — bir işte çeşitli sıkıntı ve üzüntülerle karşılaşıp olağanüstü gayret harcamaktansa o işten vazgeçmek daha iyidir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acından ölmek — 1) çok acıkmak 2) aşırı derecede yoksul olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.