açık yürekli


açık yürekli
sf.
Düşündüğünü olduğu gibi söyleyen, içi temiz, gizli yönü olmayan (kimse), samimi, açık kalpli

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yürekli — sf. Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretkâr Fakat onlar da aralarında hiçbir delikanlıyı ona eş olabilecek kadar yürekli bulmuyorlardı. H. E. Adıvar Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık yüreklilik — is., ği Açık yürekli olma durumu, samimiyet, açık kalplilik En sonra da görüşlerini edebiyata kaçmayan bir açık yüreklilikle ortaya koydu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kalpli — sf. Açık yürekli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dürüst — sf., Far. durust 1) Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse) ... zaman zaman dürüst, mert, açık yürekli dostlar bulunur. N. Cumalı 2) mec. Kurallara uygun, yanlışsız İyi giyinmek her zaman dürüst bir zevk ifade etmez. H. E …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gönül eri — is. Hoşgörüsü geniş, açık yürekli, güvenilir kimse, rint, ehlidil …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yürek — is., ği, anat. 1) Kalp 2) Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül Fazıla Hanım ın elleri terliyor, yüreği sarsılıyordu. S. F. Abasıyanık 3) Kupa (I) 4) mec. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret Bu iş yürek ister. 5)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüreklilik — is., ği 1) Yürekli, korkusuz, cesur olma durumu, yiğitlik 2) Yürekli kimseye yakışır davranış Birleşik Sözler açık yüreklilik altın yüreklilik aslan yüreklilik çatal yüreklilik iyi yüreklilik katı yür …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koçak — sf., ğı 1) Yürekli (erkek) 2) Eli açık, cömert …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mangal — is., Ar. manḳal Isınmaya, bir şey pişirmeye yarayan, sac, bakır veya pirinçten, türlü biçimlerde üstü açık ayaklı ocak, korluk Masanın solunda küçük bir sac mangal yaz kış sürekli olarak yanardı. S. Birsel Birleşik Sözler mangal kömürü mangal… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.