aşırı yük

is., fiz.
Elektrikli araçların olağan çalışma şartlarında karşılaştıkları aşırı akım durumu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • aşırı — sf. 1) Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. O. Rifat 2) Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem 3) Gereğinden fazla, çok 4) zf. Ötede …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yük — is. 1) Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay 2) Bir şeyin ağırlığı 3) Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar Bir araba yükü odun. 4) Eşya Bütün yükü bu bavul …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalışma — is. 1) Çalışmak işi, emek, say Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deve yükü — is. 1) Bir devenin taşıyabileceği yük miktarı 2) sf., mec. Aşırı ölçüde, çok fazla Tarih şuurunun bir terbiye unsuru olduğunu takdir etmek için bir deve yükü malumata sahip olmak gerekmez. S. Ayverdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.