aşılamak

-i, -e, tıp
1) Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak
2) tıp Başkasına hastalık geçirmek
3) Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek
4) Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak
5) mec. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • telkin etmek — aşılamak Çocukluğumun en derin, en sürekli, en ihtiraslı sevgisini bana telkin eden bu üvey annemdi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşılama — is. 1) Aşılamak işi 2) Yeni aşılanmış ağaç Aşılamaları sık sık sulamalı. 3) Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma 4) Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah 5) sf. Bu yolla elde edilmiş Aşılama su. 6) sf. Aşılanmış (ağaç) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çelik — 1. is., ği 1) Kısa kesilmiş dal 2) Kök salması için yere dikilen dal 3) Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek 4) Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal 5) den. Gemilerde,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söylev — is. Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe Genel sekreter, heykelin önünde verdiği söylev esnasında, biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı. R. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zehirlemek — i 1) Öldürmek amacıyla yedirme, içirme vb. yollarla zehir vermek, ağılamak 2) mec. Birine zararlı düşünceler, zararlı duygular aşılamak Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilkah etmek — 1) döllemek 2) aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sakalının altına girmek — (birinin) yakınlık kurarak ona düşüncesini aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağına koymak (veya sokmak) — bir duruma veya söze hazırlamak için önceden kısaca anlatmak, düşünce aşılamak, telkin etmek Bunu Bayram ağanın kulağına koydular. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağını doldurmak — (birinin) bir kimseye başkasından bilgi almadan önce konu üzerinde bilgi verirken kendi düşüncesini aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AHİLİK — Asırlar önce Anadolu da gelişen bir halk ocağı. Sosyal bir kuruluş olan ahilik iş alanında adam yetiştirmek, çalışma sevgisini aşılamak, istihsali çoğaltmak gibi gayeleri vardı. Günlük hayatta ise teavün, yoksulları koruma gibi insani duyguları;… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.