açık saçık

sf., -ğı
1) Göreneğe aykırı derecede çıplak veya örtüsüz, dekolte
2) Yüz kızartıcı, edepsiz, müstehcen, cinsel çağrışım yüklü (söz, anlatım)
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • açık saçık konuşmak — cinsel konularla ilgili sözler söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saçık — sf., ğı Saçılmış, serpilmiş Birleşik Sözler açık saçık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık saçıklık — is., ğı Açık saçık olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • edep yahu — açık saçık söz söyleyenlere karşı utan, edebini takın anlamında kullanılan söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CALİ' — Açık saçık kadın. Hayasız kadın. * Utanmaz, utanması kıt olan adam …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜSTEHCEN — Açık, saçık. Edepsizcesine, ayıp, iğrenç …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEBERRÜC — Açık saçık olmak. * Kadının süslenip yabancılar içinde gezmesi. (Câhiliyet devrinde olduğu gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • dekolte — is., Fr. décolleté 1) Kolları, göğüs veya sırt bölümü açık kadın giysisi Dekolteler o kadar açık ki insanın bazen hiç zahmet etmeseler diyeceği geliyor. H. C. Yalçın 2) sf. Açık saçık Kadınların çoğu dekolteydi. Halikarnas Balıkçısı Atasözü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşüfte — is., Far. āşufte Oynak, açık saçık kadın, kokot Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.