müstehzi

sf., Ar. mustehzī
Alaycı

Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu.

- Ç. Altan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • müstehzi — (A.) [ یﺰﻬﺘﺴﻡ ] alaycı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MÜSTEHZÎ — İstihza eden. Biriyle eğlenen. Herkesle eğlenmek isteyen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alaycı — sf. 1) Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi 2) Alay eden, küçümseyen (tutum) Sonra laubali ve alaycı bir tavırla cevap verdi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alaylı — 1. is., ask. 1) Erlikten yetişmiş subay 2) sf., mec. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı 2. sf. Alay edici, küçümseyici, müstehzi 3. sf. Gösterişli, görkemli, debdebeli Düriye min güğümleri kalaylı / …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gayritabii — sf., esk., Ar. ġayr + ṭabīˁī 1) Doğa dışı, doğaya aykırı Ne gayritabii, garip, manalı, müstehzi gülüyordu? P. Safa 2) Sıra dışı 3) Acayip …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hâkimane — zf., esk., Ar. ḥākim + Far. āne Buyururcasına, hükmedercesine Fikirlerini anlattığı vakitlerdeki hâkimane ve müstehzi sesiyle söyledi. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sarakacı — sf. Alaycı, müstehzi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TANNAZ — Herkesle eğlenip alay eden. Müstehzi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.