meyvedar

sf., esk., Far. mīvedār
Meyveli, meyvesi olan, meyve veren

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • meyvedâr — (F.) [ راد ﻩﻮﻴﻡ ] meşveli …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MEYVEDAR — f. Yemişli, meyveli, meyve veren …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DİRAHT-I MEYVEDÂR — Meyve veren, yemişli ağaç …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BAR-VER — f. Yemiş veren, meyvedar, verimli, meyve verici. * Mc: Faydalı, faydayı mucib, iyi netice veren. Yararlı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DEFTER-İ A'MÂL — İnsanların amellerinin iyilik veya, kötülüklerinin meleklerce kaydolunduğu manevî defter.( $ kelimesiyle ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a mâli bir sahife içinde yazılı olarak neşrediliyor. Şu mes ele kendi kendine çok acib olduğundan akıl… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FANİ — Muvakkat, kaybolan, gelip geçici, devamlı olmayan, misâfir. (İnsan hangi bir şeye teveccüh ederse, onunla bağlanır ve onda fâni olur. İ.İ.)(Ey insanlar! Fâni, kısa, fâidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, fâideli, meyvedâr yapmak ister misiniz? Madem… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • NEŞR-İ SUHUF — Sahifelerin neşri. * Haşirde, insanların hesab görülmek için dirildiklerinde amel defterlerinin meydana çıkarılıp herkesin amelinin belli oluşu.( $ kelimesiyle ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a mâli bir sahife içinde yazılı olarak… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEFEKKÜH — Yemiş toplayıp vermek. Meyvedar olmak. Meyvelenmek. * Pişman olmak. * Pek hoşlanıp hayrette kalmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.