meyve dışı

is., bit. b.
Birinci zar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • meyve — is., bit. b., Far. mīve 1) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş 2) mec. Ürün, sonuç, kâr Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan ında, en güzel… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meyve ortası — is., bit. b. Yemişlerin meyve dışı ve meyve içi arasında bulunan sulu ve etli bölümü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dişi organ — is., bit. b. Çiçeklerde yumurtalığı içine alan, döllenme sonucu meyve ve tohumları oluşturan organ …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dış — is. 1) Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim 2) Bir konunun kapsamına girmeyen şey 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birinci zar — is., bit. b. Yemişlerin derisi, dış kabuk, meyve dışı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • — is. 1) Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan 2) Oyuk şeylerin boşluğu 3) Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta Tahtanın içi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuzu — is. 1) Koyun yavrusu Belki beş kuzunun derisinden yapılmış, siyah bir kalpak. Ö. Seyfettin 2) Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze 3) sf. Kuzu etinden yapılmış olan (yiyecek) Birleşik Sözler kuzu dişi kuzu eti kuzugöbeği kuzu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Metamorfoz — Studio album by Tarkan Released December 25, 2007 (Turkey) …   Wikipedia

  • öz — 1. is., fel. 1) Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti. H. Taner 2) Kendine, kendi kendini anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz Öz eleştiri, öz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yasak — is., ğı 1) Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet İçki yasağı. Av yasağı. 2) sf. Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram Bizim çocukluğumuzun şiirlerinde neşe yasak denecek kadar ayıptı. F. R. Atay Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.