meydan dayağı

is., esk.
Ceza olarak açıkta ve kalabalık içinde suçlulara atılan dayak
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • MEYDAN DAYAĞI — Eskiden askeri mekteblerle kışlalarda tatbik edilen cezalardan biridir. Meydanda tatbik edildiği için bu adı almıştır. Arkadaşını yaralamak, hoca ve zâbitine hakarette bulunmak gibi büyük kabahatlerden dolayı verilen bu dayak cezası, saf saf… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • meydan dayağı yemek — kalabalık içinde iyice dayak yemek Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meydan dayağı atmak — kalabalık içinde iyice dövmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meydan dayağı çekmek — (birine) herkesin içinde veya çok dövmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meydan — is., Ar. meydān 1) Alan, saha Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu. Ö. Seyfettin 2) Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu. A. H.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dayak — 1. is., ğı Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek Birleşik Sözler dayak arsızı dayak düşkünü dayak kaçkını meydan dayağı sıra dayağı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perişan olmak — 1) dağılmak, düzeni bozulmak Bir sürü laf edildikten sonra facia başlayacak, tabii aile perişan olacak. H. E. Adıvar 2) acınacak duruma gelmek Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dayaklı — sf. Dayağı olan Yapılan şakalar bazen dayaklı kavgalara meydan açacak derecede canlanıp kızışır. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.