mercek

is., -ği, fiz.
İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • mercek altına almak — çok titizlikle ve etraflıca incelemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıraksak mercek — is., ği, fiz. Üzerine düşen birbirine paralel ışınları yanlara doğru kırarak birbirinden uzaklaştıran mercek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • görüntü — is. 1) Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet 2) Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal 3) Manzara 4) fiz. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal 5) mat. Sayı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lens — is., İng. lens 1) Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens 2) fiz. Mercek Birleşik Sözler kontak lens …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • objektif — sf., Fr. objectif 1) Nesnel Olayları elden geldiğince objektif bir şekilde vermeye özen gösterirdi. H. Taner 2) is., fiz. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerle cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Lens culinaris —   Lenteja Otto Wil …   Wikipedia Español

  • National Intelligence Organization (Turkey) — Millî İstihbarat Teşkilatı Milli İstihbarat Teşkilatı Agency overview Formed 1965 Preceding agency Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Jurisdiction Government of Turkey Employees 5000 (full time) …   Wikipedia

  • adese — is., fiz., Ar. ˁadese 1) Mercek 2) bit. b. Kovucuk 3) mec. Görüş derecesi, inceliği Evvelkilerle bu son görüşümüz arasındaki adese farklılıklarını ölçüyorum. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akromatik — sf., ği, fiz., Fr. achromatique 1) Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez Akromatik mercek. Akromatik teleskop. 2) bit. b. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm) Birleşik Sözler akromatik iğ iplik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • billur cisim — is., smi, anat. İrisin arkasında yer alıp mercek görevi yapan, biçimi ve büyüklüğü mercimeğe benzeyen saydam cisim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.