arttırmak

-i
1) Artırma işi yapılmak
2) Yükseltmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • arttırma — is. Arttırmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gıcır — is. 1) Sakıza kıvamını arttırmak için katılan, kauçuk cinsinden bir madde 2) sf., argo Yeni Birleşik Sözler gıcır gıcır gıcırı bükme boylu gıcır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemini kısmak — bir kimsenin üzerindeki baskıyı arttırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mezîd etmek — (A. T.) arttırmak, çoğaltmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • tezyîd — (A.) [ ﺪﻴیﺰﺕ ] arttırma. ♦ tezyîd etmek arttırmak. ♦ tezyîd olunmak arttırılmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • zamm — (A.) [ ﻢﺽ ] ekleme, arttırma. ♦ zamm edilmek eklenmek, arttırılmak. ♦ zamm etmek eklemek, arttırmak. ♦ zamm olunmak eklenmek, ilave edilmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • öklütmek — çoğaltmak, arttırmak. I, 264 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • KAT' — Kesme, ayırma. * Geçme. Yol almak. Yüzerek geçmek. * Delil ve bürhan ile ilzam etmek. * Edb: Sözün te sirini arttırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için söz bitmeden kesivermek. İmtihan geliyor. Çalışın, yoksa... Görmüyor gittiği yanlış yolu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • PROPAGANDA — Fr. Bir fikri veya malı herkese bildirmek veya kabulü için yapılan ilân. Çok kıymetli olduğu veya olmadığı hâlde bir şeyin kıymetini arttırmak maksadiyle yapılan konuşma veya ilânat …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TENBİH — (C.: Tenbihât) Göz açtırmak. * Gafletten ikaz etmek. Faaliyetini arttırmak. * Sıkı emir vermek. * Bir işin yapılacağı hakkında yapılan nasihat …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.