artık emek

is., -ği, ekon.
İşçinin, ek süre içinde harcadığı ve sonucunda artık değer yarattığı, karşılığı ödenmeyen emek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • artık — sf., ğı 1) İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan 2) Daha çok, daha fazla 3) zf. Bundan böyle, sonra, daha, yeter Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı. T. Buğra 4) is. Kalan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • emek — is., ği 1) Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü Ücret emeğin karşılığıdır. Anayasa 2) Uzun ve yorucu, özenli çalışma Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir. H. C. Yalçın 3) top. b. İnsanın bilinçli olarak belli bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eser — is., Ar. eṣer 1) Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir. Y. K. Beyatlı 2) Yayın, kitap, yapıt Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak. H. Z. Uşaklıgil 3) İz,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.