açık elli


açık elli
sf.
Cömert

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elli — 1. is. 1) Kırk dokuzdan sonra gelen sayının adı 2) Bu sayıyı gösteren 50, L rakamlarının adı 3) sf. Beş kere on, kırk dokuzdan bir artık 2. sf. Eli olan Bu kocaman elli, muhteşem babadan bile korkmuyordu. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler açık… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ellilik — sf., ği 1) İçinde elli tane bulunan Ellilik paket. 2) Elli yaşında olan Ellilik bir kadının elinde kocaman bir çanta ile geldiğini gördük. R. N. Güntekin 3) is. Elli kuruş veya elli lira değerinde para Birleşik Sözler açık ellilik ağırellilik …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.