levazımat

is., esk., Ar. levāzimāt
1) Gerekenler, lazım olan şeyler

Çamaşırlarını, elbiselerini, bütün eşya ve levazımatını da İngiltere'den getirtti.

- R. H. Karay
2) ask. Askerî araç gereçlerin tümü
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • LEVAZIMAT — (Levazım. C.) Lüzumlu maddeler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • levazımatçı — is. 1) Levazımat satan veya alan kimse 2) Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CEBHANE — f. Barut, kurşun, gülle, top, tüfek ve benzerleri gibi levazımat ı harbiye ve bunların bulunduğu yer …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • RAHMANİYYET — Cenab ı Hakk ın Rahman oluşu.(Yâni: Gözümüzle görüyoruz, birisi var ki, bize zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleri ile doldurmuş, bir ziyafetgâh yapmış ve Rahmâniyetin yüz binlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • UDDET — Gelecek zamanın hâdiseleri için, darlığa düşmemek için mal ve silâh gibi şeylerde hazırlık. Mühim levâzımat. * İstidad. * Gençlerin yüzlerinde çıkan sivilce …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.