layık

sf., -ğı, Ar. lāyiḳ
1) Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan

Sevilmeye o herkesten fazla layıktır.

- P. Safa
2) Bir kimseye uygun olan, yaraşan
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • LÂYIK — (Liyakat. den) Yakışır ve yaraşır. Uygun, münasib ve muvafık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • layık görmek — yakıştırmak, uygun görmek Ben işte oyum, şimdi söylemeye layık görmediğiniz Dikmen Yıldızı... A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • layık olmak — 1) hak kazanmış olmak Bu itimada ne kadar az layık olduklarının farkına ancak yıllar sonra varabilmişimdir. Y. K. Karaosmanoğlu 2) uygun olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NA-LAYIK — f. Lâyık olmayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • krallara layık — çok üstün nitelikli şeyleri belirtmek için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzına layık — bir yiyeceğin çok lezzetli ve tatlı olduğunu belirten bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • məlayik(ə) — ə. :B7 1) mələklər; 2) t. mələk …   Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti

  • KAMEN — Lâyık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • adam olana çok bile — layık olmadığı, hak etmediği hâlde kişinin beklentisi daha fazla olduğu durumlarda kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CEDİR — Lâyık, münasib, uygun. * Nihâyet, son. * Etrafı duvarlı yer …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.