lakırtı

is.
1) Söz, laf

Biz burada lakırtıya başlayalı iki dakika ya oldu ya olmadı.

- P. Safa
2) mec. Boş söz, dedikodu, laf

Lakırtıdır o, aldırma!

Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • lakırtı ebesi — sf. Geveze Karı lakırtı ebesidir. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı çıkarmak — laf çıkarmak Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye lakırtı çıkardılar. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı etmek — 1) konuşmak Bir gün sinirli olur da ters bir lakırtı ederse ben susarım. M. Ş. Esendal 2) dedikodu konusu etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı yetiştirmek — bir söze karşılık vermekte gecikmemek Birbirine lakırtı yetiştirmeye, cevap bulmaya çalışıyorlar . M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı kavafı — sf. Geveze …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı ağzından dökülmek — isteksiz konuşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtı taşımak — laf taşımak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir çift lakırtı etmek — kısa konuşmak Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iki çift laf (veya lakırtı veya söz) etmek — 1) birkaç söz söylemek O, keyfini etsin; karşılaştığı bir ahbapla iki çift lakırtı etsin de siz ne olursanız olun. N. Ataç 2) bir araya gelerek sohbet etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iki lakırtı etmek — iki çift laf etmek Genç olduk, ihtiyar olduk, şu adama sor bakalım, bir gün, bir saatçik olsun oturup benimle iki lakırtı etmiş midir? M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.