kül rengi

is.
1) Odunun yanmasıyla oluşan, külün akla kara arasındaki rengi, gri

Dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyorlardı.

- T. Buğra
2) sf. Bu renkte olan
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kül rengi et sineği — is., hay. b. Eklem bacaklıların böcekler sınıfından, larvalarını hayvan ölüsü veya et üzerine bırakan bir tür sinek, et sineği (Sartophaga carnaria) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kül — 1. is. Yanan şeylerden artakalan toz madde Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler. M. Ş. Esendal Birleşik Sözler külbastı kül çöreği küldöken külkedisi kül rengi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun rengi — is. 1) Kurşunun rengi, koyu kül rengi 2) sf. Bu renkte olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • duman rengi — is. 1) Koyu kül rengi, füme 2) sf. Bu renkte olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • barut rengi — is. 1) Koyu gri renk Ortalığı saran barut rengi aydınlık açıldı, açıldı, kül rengine döndü. T. Buğra 2) sf. Bu renkte olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ERMED — Kül rengi, gri. Boz renkli nesne. * Gözü ağrıyan adam …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • renk — is., gi, Far. reng 1) Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu. A. Gündüz 2) mec. Nitelik İşin rengi değişti. Birleşik Sözler renk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boz — is. 1) Açık toprak rengi 2) Kül rengi, gri 3) sf. Bu renklerde olan 4) sf. Açılmamış, sürülmemiş (toprak) Birleşik Sözler bozayı bozbakkal boz bulanık bozdoğan bozgeven boz madde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşuni — is., T. kurşun + Ar. ī 1) Koyu kül rengi, kurşun rengi 2) sf. Bu renkte olan Herkesin gözünde koyu, kurşuni, nihayetsiz bir yas dumanı vardı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yelkovan — is. 1) Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi Rengi kararmış bir saat; ne yelkovanı var, ne akrebi. S. M. Alus 2) Yelin yönünü göstermek için dik bir eksene geçirilen türlü biçimlerde, hafif levha 3) hay. b.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.