açık celse


açık celse
is., huk.
Açık duruşma

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • celse — is., Ar. celse Oturum Celse gürültüler arasında tatil edildi. H. Taner Birleşik Sözler açık celse gizli celse hafi celse Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller celseyi açmak celseyi tatil etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık duruşma — is., huk. Herkesin dinleyebileceği duruşma, açık celse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CELSE-İ ALENİYYE — Açık oturum …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • oturum — is. 1) Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse Onun adaylığı konuşulurken, kıdemli doçent olarak ben de oturuma katılmıştım. H. Taner 2) huk. Yasama meclislerinin birleşimlerinden her… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.