kuş tüyü

is.
1) Yatak, yorgan, yastık doldurmaya yarayan bazı kuşların tüyü
2) sf. Bu tüylerle doldurulmuş olan

Kuş tüyü yastıklı hasır sandalyelere oturdular.

- R. H. Karay
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kuş tüyü gibi — çok yumuşak (oturacak, yatacak yer) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuş — is., hay. b. Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı Çalıların üstünde kuşlar cıvıldayarak uçuşuyordu. Ö. Seyfettin Birleşik Sözler kuş bakışı kuşbaşı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yök — kuş tüyü, kuş yeleği, ok yelegi. 111. 143bkz: yüg, yük, yüñ …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yük — kuş tüyü, kuş yeleği, ok yeleğl, II I, 45, 70, 97. 143bkz: yük, yüg, yürig …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • tüy — is. 1) İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş. H. E. Adıvar 2) Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • banyolu — sf. 1) İçinde banyo bölümü olan Banyolu, yatağı kuş tüyü yastıklı bir oda bulacaksın. S. F. Abasıyanık 2) Banyodan henüz çıkmış (kimse) Banyolusun, üzerine bir şey giy …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esaslı — sf. 1) Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru ... gövdesini kuş tüyü yastıkların içine daha esaslı bir tarzda yerleştirdi. Y. K. Karaosmanoğlu 2) zf. Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak Konuyu esaslı öğrendi mi? …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hafiflik — is., ği 1) Hafif olma durumu Onu bir kuş tüyü yastık hafifliğiyle havaya kaldırıp salladıktan sonra önüne dikti. R. N. Güntekin 2) mec. Rahatlık Banyodan çıkınca hafiflik duydum. 3) mec. Davranışları içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • halhal — is., Ar. ḫalḫāl Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hasır — 1. is., srı, esk., Ar. ḥaṣr Ayırma, bir şeyi özgü kılma Birleşik Sözler hasretmek hasrolunmak 2. is., Ar. ḥaṣīr 1) Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü 2) sf. Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.