kurşun

is., kim.
1) Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb)
2) sf. Bu elementten yapılmış

Kurşun boru.

3) Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi

Kanatları kurşunla parçalanmış bir kartal / Benim gibi seyreder, yerden, mavilikleri.

- Y. N. Nayır
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kurşun tutmak — (bir şeyi veya bir kimseyi) kurşuna hedef olmak, kurşun değecek gibi olmak Çatın arkadaşlar da atları çatın / Kurşun bizi tutuyor sipere yatın. Halk türküsü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun atmak — 1) silahla mermi atmak Yarın, öbür gün Arap çeteleri ile sarılacaksınız, Peygamberin yeşil kubbesine kurşun atacaklar. F. R. Atay 2) mec. düşmanlık etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun dokunmak — mermi isabet etmek Suriye de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun gibi — çok ağır Gurbet acısı kurşun gibi içine çökmüştü şimdi. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun yağdırmak — çok sayıda kurşun atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun yağmuruna tutmak — (birini veya bir şeyi) çok sayıda ve sürekli kurşun atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun erimi — is. Merminin en çok ulaşabildiği uzaklık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun grisi — is. 1) Koyu gri renk 2) sf. Bu renkte olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun kalem — is. İçi grafitli, yazısı kolayca silinebilen, değişik biçimleri olan bir tür kalem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun otu — is., bit. b. Diş otu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.