kulübe

is., Far. kulbe
1) Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev

Ahırların öteki yamacında bir bahçıvan kulübesi vardı.

- S. F. Abasıyanık
2) Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak

Nöbetçi kulübesi.

3) Hayvanlar için yapılmış barınak

Köpek kulübesi.

4) mec. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • Kulube Hotel — (Калкан,Турция) Категория отеля: 2 звездочный отель Адрес: Kalamar Koyu Funda Sk. No:13, 34 …   Каталог отелей

  • satma — kulübe, bağ bekçisinin geceleri bar ınmak için ağaç üzerinde yaptığı çardak I, 433 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • Auslautverhärtung — ist ein Fachbegriff aus der Sprachwissenschaft, im Speziellen aus der Phonetik und Phonologie, und bezeichnet den Vorgang, dass Geräuschkonsonanten (d. h. Plosive, Affrikaten und Frikative) am Ende einer Silbe (also in ihrem Auslaut) und… …   Deutsch Wikipedia

  • colibă — COLÍBĂ, colibe, s.f. Casă mică şi sărăcăcioasă. ♦ Adăpost provizoriu pentru oameni şi uneori, pentru animale, făcut din bârne, din crengi etc. şi acoperit cu paie, ramuri etc. – Din sl. koliba. Trimis de hai, 28.06.2004. Sursa: DEX 98  COLÍBĂ s …   Dicționar Român

  • alaçık — is., ğı, hlk. 1) Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak 2) Keçeden yapılan çadır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cankurtaran kulübesi — is. Dağ geçitlerinde tipiden veya soğuktan korunmak için sığınak olarak yapılmış kulübe …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatısız — sf. Çatısı olmayan, üstü açık (ev, kulübe) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • masun — sf., esk., Ar. maṣūn 1) Korunan, korunmuş Poyrazdan masun bir kulübe göreceksin. S. F. Abasıyanık 2) Saklanmış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taraftar — is., Ar. ṭaraf + Far. dār 1) Yandaş Siz işin olmaması taraftarısınız. A. Gündüz 2) sp. Sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse Taraftara aklını peynir ekmekle yediren çılgın ve ilkel spor basını bu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • transfer — is., Fr. transfert 1) Bir yerden başka bir yere taşıma veya götürme 2) Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş 3) sp. Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.