kulaklık

is., -ğı
1) Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf
2) tek. Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç
3) Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yürürçalar — is. Pille çalışan kulaklık aracılığıyla müzik dinlemeye yarayan, insanın üzerinde taşıyabileceği teyp …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • REFŞ — Küçük kazma. * Çapa. * Büyük kulaklık. * Kulağı büyük olma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.