kucak çocuğu

is.
Yürüyemeyen, kucakta gezdirilen çocuk

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kucak — is., ğı 1) Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık. S. M. Alus 2) sf. Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan 3) mec. Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç Oralar her… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çocuk — is., ğu 1) Küçük yaştaki oğlan veya kız Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay 2) Soy bakımından oğul veya kız, evlat Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu 3) Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ana kuzusu — is. 1) Pek küçük kucak çocuğu 2) Sıkıntıya, güç işlere alışmamış, nazlı büyütülmüş çocuk veya genç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bebek — is., ği 1) Meme veya kucak çocuğu 2) Plastik, tahta, bez vb.nden yapılan insan biçiminde oyuncak Yarın seni bonmarşeye götüreceğim, beğendiğin bebeği alacağım. H. E. Adıvar 3) Göz bebeği Uzun kirpikli gözleri sık sık açılıp kapanıyor, bebekleri… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anasının körpe kuzusu — pek küçük kucak çocuğu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.