kızıl kıyamet

is.
Kızılca kıyamet

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kıyamet — is., din b., Ar. ḳiyāmet 1) Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü 2) mec. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı Bağırma, çağırma, kıyamet,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kızıl — is. 1) Parlak kırmızı renk 2) sf. Bu renkte olan Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta. A. Haşim 3) sf., mec. Aşırı derecede olan Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu. F. R. Atay 4) mec.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kızılca kıyamet — is. Aşırı bir biçimde gürültülü çekişme, kavga, kızıl kıyamet Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kızılca kıyamet kopmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kızılca — sf. 1) Kızıla çalan, az kızıl 2) Aşırı derecede, kızıl 3) is. Kızıla çalan bir çeşit buğday Birleşik Sözler kızılcadişi kızılca kıyamet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.