kıraathane

is., Ar. ḳirāˀat + Far. ḫāne
1) Kahve, kahvehane

Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?

- S. F. Abasıyanık
2) esk. Müşterilerinin okumaları için gazete ve dergi bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kırâathâne — (A. F.) [ ﻪﻥﺎﺧ ﺖﺋاﺮﻗ ] 1. kahvehane. 2. okuma salonu …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • KIRAATHANE — Müşterilerine gazete, mecmua ve kitap gibi şeyleri bulunduran geniş ve içi döşenmiş kahvehane …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Coffeehouse — This article is about establishments that serve coffee. For the social event, see Coffeehouse (event). For the Sirius XM music channel, see The Coffee House. For other uses, see Coffee shop. Discussing the War in a Paris Café , The Illustrated… …   Wikipedia

  • Lifestyle of the Ottoman Empire — Social structure of the Ottoman Empire Millets: (Jews · Armenians · Greeks) …   Wikipedia

  • Café — Wiener Melange im Café Hawelka Das Café (vom französischen für Kaffee und vom arabisch qahwa), auch Kaffeehaus genannt, ist ursprünglich eine Gaststätte, in der vor allem Kaffee als heißes Getränk angeboten wird. Die Kaffeehaustradition hat sich… …   Deutsch Wikipedia

  • Kaffeehaus — Wiener Melange im Café Hawelka Das Café (französisch für Kaffee, von arabisch qahwa) ist ursprünglich eine Gaststätte, in der unter anderem Kaffee angeboten wird (deutsch auch Kaffeehaus). Die Kaffeehaustradition hat sich vor allem in Wien als… …   Deutsch Wikipedia

  • hane — is., Far. ḫāne 1) Ev, konut 2) Ev halkı Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. N. Cumalı 3) Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4) mat. Basamak 5) müz. Klasik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kahve — is., bit. b., Ar. ḳahve 1) Sıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden bir ağaç (Coffea arabica) 2) bit. b. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği 3) Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz 4) Bu tozla hazırlanan içecek Bir fincan kahve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıraat — is., ti, esk., Ar. ḳirāˀat 1) Okuma Orada da bu gece kıraatleri devam ediyordu. H. C. Yalçın 2) din b. Kur an ı belli kural ve işaretlere göre okuma Birleşik Sözler kıraathane Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kıraat etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıraathaneci — is. Kıraathane işleten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.