kılcal boru

is., fiz.
Araştırma ve deneylerde kullanılan çok ince boru

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • boru — is. 1) Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir Soba borusu kazanın içinden geçerdi. N. Cumalı 2) Borazan Ankara da ilk sabah boru sesinden uyandım. R. E. Ünaydın Birleşik Sözler boru… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kılcal — sf. Kıl gibi olan, çok ince Birleşik Sözler kılcal boru kılcal damar kılcal etki kılcal kök …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kılcallık — is., ğı 1) Kılcal olma durumu 2) fiz. Bir kılcal boru veya tüpün durumu 3) fiz. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • damar — is., anat. 1) Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu. P. Safa 2) Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi 3) Başka türden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ünbûbe — (A.) [ ﻪﺑﻮﺒﻥا ] 1. boru. 2. kılcal damar …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.