kepçe kulak

sf., -ğı
Kocaman ve öne doğru kulakları olan (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kepçe — is., Far. kefçe 1) Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık Tahta kaşık ve kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı. N. Araz 2) sf. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan Tabağına iki kepçe… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulak — 1. is., ğı, anat. 1) Başın her iki yanında bulunan işitme organı Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum. H. C. Yalçın 2) anat. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü Elleriyle… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kepçe gibi — kanat gibi öne doğru açılmış (kulak) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.