kaynak suyu

is.
Kaynağın veya gözenin başında alınan su

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kaynak — is., ğı 1) Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Bir şeyin çıktığı yer, menşe İnanılır kaynaklardan alınan haberlere göre... 3) Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maden suyu — is. İçinde erimiş mineraller bulunan ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kaynak suyu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su — 1. is., yu Sutaşı 2. is., yu 1) Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin 2) Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çokrama yul — suyu çok olan, fışkıran kaynak;fışkırma I, 492; II I, 4 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • içme — is. 1) İçmek işi Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi. A. Ş. Hisar 2) İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmeler Birleşik Sözler içme suyu yeme içme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maden — is., jeol., Ar. maˁden 1) Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral 2) sf. Bu mineralden yapılmış Maden kap. 3) Maden ocağı veya maden işletmesi 4) mec. Çok değerli şeyleri… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • memba — is., Ar. menbaˁ 1) Kaynak, pınar Siyah gözleri, siyah birer kaynar su memba gibiydi. H. E. Adıvar 2) mec. Bir şeyin çıktığı yer Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar. M. Ş. Esendal Birleşik Sözler memba suyu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.