karpuz

is., bit. b., Far. ḫarbūz
1) Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris)
2) bit. b. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi
3) Lamba karpuzu
4) argo Kadın memesi

Karpuzları daha da sarsıla sarsıla gülüyordu şimdi.

- N. Cumalı
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • karpuz fener — is. Şenliklerde kullanılan toparlak kâğıt fener …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karpuz kabuğunu görmeden denize girme — bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karpuz kesmekle hararet sönmez — size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olmazsınız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acı karpuz — is., bit. b. Ebucehil karpuzu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayağının altına karpuz kabuğu koymak — bir yolunu bulup bir kimseyi düzenle işinden uzaklaştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir koltuğa iki karpuz sığmaz — aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CAFÛN — Karpuz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • CASUS — Karpuz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • garpız — karpuz …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • büken — karpuz, hint kavunu I, 399 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.