karınca kaderince

zf.
Karınca kararınca

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • karınca — is., hay. b. 1) Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica) 2) Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karınca kararınca — zf. Az da olsa, elinden geldiği kadar, karınca kaderince Kendi kızları çalışıyor, karınca kararınca eve bir şeyler getiriyorlardı. E. Bener …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihtiyarcık — is., ğı Yaşlılara karşı acıma ifadesi olarak kullanılan bir söz İhtiyarcık, onlara karınca kaderince yararlı olmak, göze girmek ister. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kader — is., Ar. ḳader 1) Yazgı Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor. Y. K. Beyatlı 2) mec. Genellikle kaçınılmaz kötü talih Birleşik Sözler kader birliği kader çizgisi hasbelkader karınca kaderince Atasözü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • faydalı olmak — yararlı olmak Ben şurada karınca kaderince daha faydalı olmaya çalışırım. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.