karabuğday

is., bit. b.
Karabuğdaygillerden, tohumları için yetiştirilen, bir yıllık bitki (Fagopyrum)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • buğday — is., bit. b. 1) Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum) 2) Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi Birleşik Sözler buğday benizli buğday biti buğday güvesi buğday pası buğday rengi buğday sürmesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • güvela — is. 1) Açık yeşil, maviye çalan göz rengi 2) sf. Bu renkte olan Karabuğday rengindeki esmer simasının üzerinde bir çift duru bakışlı güvela gözleri vardı. E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kara — 1. is. 1) En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı 2) sf. Bu renkte olan Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım. B. S. Erdoğan 3) Esmer 4) sf., mec. Kötü, uğursuz, sıkıntılı 5) mec. Yüz kızartıcı durum, leke 6) mec. İftira… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karabuğdaygiller — is., ç., bit. b. Taçsız iki çeneklilerden, ravent, kuzukulağı, kurtpençesi, çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu, çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.